Dana’nın kuyruğu

Wednesday, 22 November 2017 - 05:00

Fena bir şey oldu.

Parti Liderleri’ne fena bir emr-i vaki:

“Cumhurbaşkanlığı için ille adaylıklarını koymaları gerekiyor...” Gerekmiyorsa bile öyle isteniyor.

Aksi halde liderlik geleneği sarsılıyor, eyvah.



Tabii Tayyip Erdoğan’ı ve Meral Akşener’i tenzih ederim. Çünkü onlar, aday olacaklarını açıkladılar.

Peki öbür liderler?

- Eyvah ki eyvah.

Aday olmazlarsa:

- Bu ne biçim lider?

Aday olup da kaybederlerse, haydii, o zaman da:

- Hâlâ mı lider?



Şimdiye kadar böyle miydi?

Hayır.

Kırk kere seçim kaybetse, lider yine yerinde dururdu, mecliste paşa paşa yine otururdu. İster küçük parti ister ortanca parti... Grubun patronuydu o... Yüzde 10’u buldu mu oh, hem vekillik, hem dokunulmazlık, hem de tartışılmazlık...

Nereden çıktı şimdi bu yüzde 50+1.

Kaybedersen, herşeyini birden kaybedeceksin... Fena.

Sahiden fena bir emr-i vaki.



Belki çatı aday, bu tehlikeyi bir derece hafifletebilir ama yollara düşüp bir çatı aday aramak da lider için ne büyük zafiyettir.

Uzatmayalım.

Özeti şudur:

Bu seçim, başka seçim.

Kazanan kazanır.

Kaybeden ise sadece kaybetmekle kalmaz, siyasetten tasfiye olur.

Not:

Kanada-Halifax Forumu ne güzeldi öyle.

Fakat... Orgeneral Hulusi Akar’ın boğazındaki kemer izlerini gösteren fotoğrafı niye kaldırdınız site’den? Bırakınız dursaydı. İbret-i âlem için dursaydı... Çünkü o izler “kontrollü bir darbe”nin izleridir.