O kuşakta restorasyon başladı

Wednesday, 22 November 2017 - 05:00

TRT 1’de Pelin Çift’in sunduğu günlük kuşak programı “Hakkını Helal Et” iki haftalık bir yenileme sürecine girdi...

İçinde skandal, entrika, ajitasyon ve dramın bin türlüsü olmadığı için program yayınlandığı saatlerde fazla naif kaldı. Bu bir başarısızlık değil ama net olarak o saatte ne istediği kesinleşmiş izleyiciyle buluşamama hali...



Belki sabah saatleri için bir alternatif olabilirdi. Belki de başka bir saatte kendi özgün hattını yaratabilirdi. Bilemiyorum...

Ama bu “içerik yenileme” meselesinden alternatif bir soluk çıkmasını gerçekten istiyorum. Farklı ve yeni bir söz mümkün mü sorusuna çoktandır “evet” yanıtını duymadığım için belki de!

'ÇUKUR'UN DA BİR SÖZ'Ü VAR!

Pazartesi reytinglerinde bir izleyici kategorisinde dengeler değişti. ABC1 olarak özetleyeceğimiz bu kategori reklam verenin en ciddiye aldığı sosyal statü kitlesi. Çünkü direkt tüketiciyi tanımlıyor...



Neyse. “Söz”ün (Star TV) bir tırnak farkıyla yerini “Çukur”a (Show TV) bıraktığı bu kalenin düşmemesi gerek...

Bu arada toplam izleyicide “Söz” hâlâ çok önde görünüyor. AB izleyicide iki dizi arasındaki fark kapanmak üzere ve dediğim gibi ABC1’de lider değişti...

Şimdi önümüzdeki hafta iki dizi için de gerçekten önemli. “Söz”ün kafa rollerden birini harcaması yeterince efekt yaratmamış olabilir...



“Çukur”da haftaya giderek netleşecek olan veliaht lider meselesi izleyicide ne efekt yaratacak ona bakmalı!

PRESTİJİNE PRESTİJ KATTI

Ve en prestijli ödüllerden biri olan Uluslararası Emmy’yi Türkiye’ye “Kara Sevda” (Star TV) dizisi kazandırdı. Bu bir Türk dizisinin aldığı ilk prestiji, adamına göre değişmeyen ödüldür...



“Kara Sevda”, yayınlandığı dönemde bu köşede kendine sıklıkla yer buldu. Kendi matematiği içinde hem TV tarihimizin en sevilen kötü karakterini (Kaan Urgancıoğlu’nun hayat verdiği Emir Kozcuoğlu) hem de unutulmaz bir aşk üçgenini yarattı. Finali öyle etkileyiciydi ki hâlâ sosyal medyada en çok izlenilen dizi bölümleri arasında ilk beş sırada...

Alışıldık dizi ömürlerinden de uzun bir ömrü oldu. Ve açıkçası biraz da zirvede bıraktı. Emmy ile izleyici nezdindeki prestiji biraz daha sağlamlaştı, o kadar. Kutlarım, sektörden bu mutluluğu yaşatabilecek yeni işler de beklerim. Bu sıralarda genel iklim biraz bulutlu olsa da!

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

“Beyaz Futbol” ve “Derin Futbol” (Beyaz TV) yorumcusu Rasim Ozan Kütahyalı’nın işine son verildi. Nedenini herkes biliyor, yazıp da zaten fazlasıyla incinmiş kitleleri yeniden incitmek istemem...

Daha önce yazmıştım. Bu iki iş de bir spor programından çok orta oyununu andırıyor. Kavuklu’su, Pişekar’ı ve yan karakterleri var...

Ama sonuçta eğlendirmeye ya da mizaha soyunan her işin “bu kez hiç güldürmedi” diye bir gerçekle tanışması da yüksek ihtimal. “Beyaz Futbol” bu ihtimalle çok ağır bir şekilde tanışmış oldu...

Ama bildiğim kadarıyla program devam edecek. Bu saatten sonra yorumcuların yüzeceği suların da güvenli olması şart. Sarf edilecek her söz vicdan ve izan tartısından geçmeli...

Nasıl bir otokontrol sistemi gelişecek, kim bu sistemin operatörü olacak sahiden merak ediyorum!

ELBETTE YAYINA SOKARDI

TV eleştirmeni Sina Koloğlu ağabeyimiz sormuş; “İrfan Şahin, Kanal D yönetimindeyken ‘Hayati ve Diğerleri’ gibi bir projeye onay verir miydi acaba?”...

İrfan Şahin, Kanal D’nin eski CEO’su. Yani kendi çağdaşlarının kafa adamı. Şimdi ikinci dizisini yayına sokan bir yapımcı. Şu bir gerçek ki yapımcılığı koy bir kenara; yöneticilikteki ustalığı tartışılmaz...



Ha bu arada “Ulan İstanbul”, “Geniş Aile” gibi kült dizi tarihine geçen iki iş de (fazlası da var) onun oluruyla ekrana yürüdü. Ve efsane oldular. Reyting listelerine zirveden girmemiş olmalarına rağmen...

İrfan ağabey belki susma hakkını kullanır ama ben imtina etmeden kendisi adına şahitlik yapabilirim; “Evet bu dizi onay alırdı, net!”...